Oluşturan - Esma Gül SÜMER
Resim yapmaya başlarken çoğu eğitmen ve ressam seni karakalem öğrenmelisin diye yönlendirir. Resim kurslarında da genelde natürmort(cansız doğa) resmi yani masanın üzerine 2 ya da 3 adet nesne koyup onu çizmenizi isterler. Çizmeye başlarsın, yaparsın, çabalarsın, didinirsin ama genelde olmaz. Zihin nesneleri iki boyutlu kağıt üzerine geçirmeyi bilemez. Üç boyutlu bir dünyada yaşıyoruz ve kendi yüzeyi iki boyutludur, üç boyutlu nesneleri iki boyutlu kağıt üzerine aktarırken zihin bu bağlantıyı kuramaz ve siz kendinizin yeteneksiz olduğunu zannedersiniz ama gerçek bu değildir. Bunun en önemli sebebi nesnelerin birbirlerine olan uzaklıkları ve oran-orantı bağlantısını kuramamanızdır. Bu bağlantıyı kurabilmek için öncelikle perspektif öğrenmeniz lazım. Zihin perspektif bağlantısını kurduğunda rahatlar, hangi nesne arkada hangisi önde bağlantısını ancak perspektif algılayabilirseniz resim yapmanın yetenek değil bir öğrenme biçimi olduğunu anlarsınız.Natürmort yapın evet ama önce perspektif öğrenin, sandığınız kadar da zor değil. Ben yıllardır önce perspektif anlatıp, zihnimizin rahatlamasını sağlıyorum, üç boyutlu resimler yapmanın doğru pratiklerle ilerlenirse çok kolay olduğunu görmelerini keyifle izliyorum.Her ne yapmak istiyorsan iste perspektifin zihnini ve bakış açını nasıl değiştirdiğini görmeni isterim çünkü hayata bakış açın değişir. Nesneler, binalar, yollar, ağaçlar eskisi gibi görünmez artık! Sen büyük bir resmin içinde yaşıyor gibi hissedersin ve hayat daha keyifli hale gelir.Sanat dünyasına hoşgeldin :) Artık hayat eskisinden farklı olacak:)
Daha FazlaYayınlandı - Pz, 12 Tem 2026
Oluşturan - Esma Gül SÜMER
Diyelim ki perspektifi öğrendin ve şimdi nasıl devam edeceğini düşünüyorsun. Bunun bir yolculuk olduğunu ve öncelikle acele etmeden sonuca odaklanmadan sürecin içinde keyif alarak devam etmeni öneriyorum. Sonuç odaklı olduğunda kendini gereksiz strese sokmuş olursun. Sürecin içinde zaten her geçen dakika gelişeceksin. Senin o yapmak istediğin eserleri yapabilmek için günlerce, aylarca belki de yılllarca emek verildiğini düşünmek zorundasın:) E zaten öyle bir kaygın yoksa zaten şahane :)Karakalem tekniği hep cebinde olmalı, renkli çalışırken bile bir yandan geliştirmelisin çünkü en kolay ve hızlı şekilde karakalem ile sonuç alıyoruz. Işık-gölge teknikleri ve doku çalışmalarını çözümledikten sonra zaten hangi tekniği yaparsan yap işin çok kolay. Ama renkli çalışmaya geçmek için bu süreci beklemen gerekmez tabi.Renkli çalışmaların da şöyle bir ön koşulu var; renk skalasına hakim olarak başlarsan işin çok çok kolaylaşır. Üç ana renk, siyah ve beyaz ile onlarca renk ve ton bulduğumuz renk skalası derslerini uygulama yaparsan hem tekniğin püf noktalarını öğrenmiş olursun hem de yapacağın resimler için bir alt yapı oluşturmuş olursun.Bununla beraber hangi tekniği seçeceğin aslında karakter yapın ile doğru orantılı. Tekniklerin de karakteri var ve sana en katkı sağlayacak olan hangisi onu doğru seçmen lazım. Tabi deneme yanılma ile de gidebilirsin o ayrı:)Suluboya su ile çalışıldığı için daha çok duygusal sistemimizi aktive eder, duygularımızı görmemizi sağlar. Hata kabul etmez. Eğer duygusal olarak zor bir dönemden geçiyorsanız sizi eksrta zorlayabilir. Tabi ben duygularımla yüzleşmek istiyorum diyorsanız da size göre bir teknik olabilir. İyi sonuçlar almayı hedeflemeden bakarsak su ve kağıt üzerine çalışıldığı için çabuk kurur ve yaptığınız işin sonuçlarını görmeniz hızlı olur. Süreçten çok sonuç odaklı çalışmalar için ideal bir teknik diyebiliriz. Malzemeler açısından da kolayca taşınabilir eşyalardan oluştuğu için her yerde yanınızda minik bir çanta edinip çalışabilirsiniz. Sizi bol bol gezmeye ve sosyalleşmeye iter.Yağlıboya çalışmayı düşünürseniz de sabır gerektiğini unutmamak gerekir. Sabırlı biri değilseniz sizi sabırlı olmaya zorlayarak karakterinizi yumuşatabilir. Son dönemin hızlı atmosferi içinde insanlar hep bir yerden diğer yere koşturup duruyorlar. Bu koşturma içinde durmayı ve anda kalmayı hatırlamak için sizi destekleyen bir tekniktir. Malzemeler açısından daha teferruatlıdır ve her yerde kolayca yağlıboya yapamayabilirsiniz ancak bu tekniğin amacı zaten sizi gezdirmek değil bir yerde durup bekletip orda köklenmenizi sağlamaktır.Akrilik tekniği ise suluboya ve yağlıboyanın arasında bir teknik bence. Hem hızlı kurur hem de tuvale yapılabildiği için yağlıboya gibi keyifli ve havalıdır:) Ben akriliği dekoratif işlerde ve iki boyutlu çalışmalarda tercih ediyorum. Bazen de yağlıboyanın alt katmanlarına çalışıyorum astar gibi .Şimdilik bu üç teknik arasında seçim yaparak ya da deneme yanılma yoluyla ya da ruh haline göre seçe seçe çalışabilirisin.Tabi daha pek çok teknik var yağlıpastel, kurupastel, marker kalemler ile illüstratif çalışmalar, baskı çalışmaları vs .Ama yeni başladıysan özellikle perspektif ve renk çözümlemeleri sonrası diğer tekniklere geçebilirisin.
Daha FazlaYayınlandı - Pz, 12 Tem 2026
Pz, 12 Tem 2026
Pz, 12 Tem 2026
Cmt, 11 Tem 2026
Herkese açık bir inceleme yazın